eminönün'den-evin önüne

cumartesi günü ailecek vermiş olduğumuz bir karar sonucu kondisyon bisikleti almaya eminönü'ne gittik .babam genellikle gültepe-levent hattının taksicisi olduğundan(kendisi 17 yıldır istambul'da polislik yapmakta)eminönüne ikinci gidişi...
neyse arabamızı park etmemiz tam yarım saat sürüp babamın ağzından bir alay yaratıcı küfür duymuş bulunmaktaydım biraz gezip dolaştıktan sonra bir mağazaya daldık beş bisiklet arasından en kaliteli ve en iri olanı gözüme kestirdim fiyatı 550tl benim babam memur annem ise memur zihniyetli olduğundan ucuza yönelme eğlimleri göstermeye başladılar benim tepem ise atmaya başladı fiyat biraz kallavi olduğundan ''biz biraz dolaşalım''dedik ben hemen yolda lobi faliyetlerime başladım onun fiyatı iyi bizi taşır falanlar filanlar babayı tavladım ama annemi tavladığımı düşünmekteydim dükkana geri döndük babam pozitif annem ise sessizdi bir anda ucuzlara yönelen annem benim mendebur bakışlarıma mağruz kaldı ve olum işimizi buda görür diyerek epey pasifleşti ve sustu ben bir alışveriş macerasında kazananı olup eve dönmeye başladık eminönünün içinden çıkmamız 45 dakika sürdü babam'ın yine yaratıcılık dolu küfürleri havalarda uçtu..

şiirsel serzeniş

Okulumun hayvanları, gezinir durur sıpaları... dizesiyle başlayan yazım okuldaki yavru kedi sayısının extra artışının okuldaki mal kız sayısıyla aynı orantıda oluşunu anlamamdan kaynaklanmaktadır her mal kızın elinde bir kedi, gez dur deli deli...

avrupa can you hear me ?!

bulgaristan'a göre avrupa
italya'ya göre avrupa

almanya'ya göre avrupa


fransa'ya göre avrupa



avrupa'nın genel görüşü

bilmem bizden parçalar bulabildinizmi avrupalıların düşüncelerinde? sizce nekadar farklıyız onlardan? acaba kahvelerde bütün gün oturup yorumlar yapan amcalardan yokmudur oralarda? belkide bizi,bizde kendilerini gördükleri için istemiyorlar! acaba sınırlarmı bizi birbirimizi tanımaktan alıkoyuyor yada ön yargılarmı? bir insan 3000km uzaktaki başka bir insandan ne kadar farklı olabilir? biz ne kadar özel canlılarızki dünyanın iki ayrı ucundaki iki köpek birbirinin aynısı olurken biz komşudan farklı oluyoruz bunları avrupa birliğine karşı olduğumdan veya birtür kompleks içinde olduğumdan değil kendi yarattığımız sınırlarda hapis olduğumuzdan ve birazda sinirden yazıyorum


21.yy sanatı populer kültür ilişkisi
21.yy'da sanat ve sanatçı sadece sanatla uğraşan olmaktan yada sanatla sınırlandırılmış olmaktan çıktı çünkü insanlık görselliğin güçünü ve ulaşım hızının
farkına vardı yada daha doğru bir deyişle sanatı ve sanatçıyı ekonomiye kanalize etmeye başladı böylece sanatçıları sadece sanat yaptıkları gerçeği kırılmış oldu
artık sanatçıların yetenekleri şirketlerin eline geçti ve ticari değerlere sahip oldu reklam sektörü sanatın bir temsil mekanı olarak her iki tarafında önüne sürüldü(sanat ve şirketler)...
sanatçının tarafından bakarsak büyük bir sorun nerdeyse ortadan kalktı sanatçılar imge veya form yaratma zorluğunun artık o kadarda zor olmadığının topluma görsel anlamda hitap edecek formaların populer kültürün içinde buluna biliceğini öğrendi ve kullandı bunu bazıları şirketlerin çıkarları doğrultusunda bağzıları ise adeta kendi silahlarıyla vururcasına populer kültüre karşı kullandı çünkü bu imge ve formlar görsel olarak olgunlaşmış olmasının yanısıra artık bir görüşü bir duruşu bir düşüncenin tam olarak temsilcisi olmuştur bu durumda sanatçıyı çok rahatlatmıştır artık ne anlaşılma ne topluma ulaşma ne form yada imge arama derdi yoktur tabi her sanatsal hareketin bir karşıtı ortaya çıkmıştır bu sanatçılar günümüzün sokak sanatçılarıdır sokak sanatçıları bu imgeleri populer kültürü dejenere etmek için kullanmış ve iktidarın onayını almadan tamda toplumun kalbi olan kamusal alana saplamışlardır artık sanat sanatçının elinden çıkmış yada sanat eğitimi almış olanın elinden çıkmış yaratıcı yetenekli insanın eline geçmiştir

EMRE DEMİREL

bloğuna tarz arayan adam

bu paylaşımcı dünya'da ne paylaşacağını bilmeden blog açan ben diğer insanların bloglarından çözümler aramaya başladım ne bileyim sadece fotoğraflardan oluşan bir blogmu yapsam internette bulduğum özlü sözlerimi yazsam haberleri izleyip siyasi görüşümüde içine katarak yazılarmı yazsam yoksa gün içinde yaşadığım olayları komik bir dille sizemi anlatsam bilemedim aslında şu an izleyicim olmadığından bu yazının dahi okunamıyacağı gerçeği beni aşırı derecede özgür kılıyor ama sanırım bir çözüm üretirim

babamdan ahlaksız teklif

dün akşam babamla birlikte markete gitmek için evden çıktık babam asansörde bana bu teklifi yaptı ''yarın muameleciye gidelimmi şileye'' ben ''!'' yokya gerekyok ...
bir an şok oldum babam bana resmen kerhaneye gidelim dedi uzun süre konuşmadım .
sonra eve gelince babam bana sorusunu anneme anlattı annemde '' gidin tabi öğrensin bu işleri ''dedi bir süre sonra anlamadığımı anladılar ve muhamelecinin otomobil muhane işleriyle ilgilenen kişi olduğunu öğrendim ama yinede babamın bu teklifini gayet ahlaksız buldum